Cumartesi, Nisan 19

Davut Yıldızı'nın sırrı


"Davut yıldızı" olarak bilinen Mühr-ü Süleyman'a Osmanlı döneminin anıt camilerinde rastlanması tartışma konusudur. Edirne'deki Selimiye ve Bursa'daki Ulucami'nin kapısında yer alan Davut Yıldızı Üsküdar'daki Valide Sultan Camisi'nin kuzey kapısında da karşımıza çıkar..İslam inancına göre Hz. Adem'in cennetten getirdiği üç şeyden biri olan Mühr-ü Süleyman, tüm semavi dinlerce kutsal kabul edilmiştir. Üstelik, sözkonusu sembolün tarihi bu dinlerin tarihinden daha eskidir; arkeolojik kazıların ortaya çıkardığı tunç çağı buluntularında bile bu sembole rastlanmaktadır. Farklı topluluk ve zamanlarda farklı anlamlar atfedilen bu sembol; bereket, güç, hikmet, yahut ilahi himaye beklentisiyle bir tılsım olarak görülmüştür. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde çok yaygın olarak kullanılan Mühr-ü Süleyman, sadece kılıçlar üzerinde değil, cami duvarlarında, mezar taşlarında, çeşme ve şadırvanlarda, kapı kanatlarında, tepsi ve tabaklarda, sikke ve mangırlarda, hatta rüzgara hükmetmek isteyen Barbaros Hayrettin Paşa'nın sancağında (yanda) da kullanılmıştır.Bu sembole Batı dünyasında "Davud'un Yıldızı" denmesinin sebebi, onların altı köşeli yıldız sembolünü sözkonusu mühür-yüzükten önceye götürmeleri ve bu sembolü Hz. Süleyman'a değil, O'nun babası olan Hz. Davud'a atfetmelerindendir. Daha yalın bir ifade ile, Batı inancında Mühr-ü Süleyman'ın üzerindeki, Davud'un Yıldızı'dır. Yahudiler'in bu sembolü sahiplenmeleri ve İsrail devletinin bayrağında kullanmaları, görece yakın tarihlere ait olaylardır ve her ne kadar bu durum sözkonusu sembolün günümüzde insanlar tarafından algılanışını değişikliğe uğratarak kullanımını kısıtlamışsa da, Mühr-ü Süleyman bu coğrafyanın bir kültür öğesidir, geleneğin bir parçasıdır ve bu anlamda asla bir "Yahudi sembolü" değildir.

Hiç yorum yok: