
Cahilliğimi bağışlayın; yıllardır defalarca geçtiğim Maçka'daki o kavşaktaki o mezarlık ilk kez gözüme çarptı. İTÜ Maçka Maden Fakültesinin hemen karşısındaki köşede yeralan mezarlık sanki zamandan kopmuş asılı duruyor o köşede. Çekti beni içine. Korku filmlerindeki mezarlıklar gibi. Gün ortası derbeder bir çağrıya uyup yürüdüm.
Her taraf talan kokuyor. Tarih kokan bu mezarlıkta sonradan okuyup öğrendiğim kadarı ile Nakşibendi, Bektaşi şeyhlerinden CHP kurucularına ve Atatürk'ün manevi kızlarından Zehra Aylin'e kadar bir çok isim yatıyor. Yatıyormuş demek daha doğru çünkü tahribat büyük. Bazı mezarların içi açılmış, taşları kırılmış. Okuyoruz ki, buradaki en eski mezar taşı 17. yüzyıla uzanıyor.
Ve ne yazık ki bu mezarlık bir yanında SwissOtel'in arazisi, diğer tarafı
nda yol bir karış toprağa tutunmuş yaşamaya çalışıyor; üzerinde derin bir görünmezlik örtüsü. Ve mezarlığı mesken edinmiş bir evsiz köşede kedileri besliyor. İki mezarın üzerinde ise arı kovanı. İnatla bal yapıyor.Maçka'ya yolunuz düşünce bir de siz göz atın derbederliğine ve onca yağmaya rağmen tarihe karşı asil bir duruş sergileyen bu mezarlığa.
2 yorum:
Merhaba bu mezarlıkta benimde aile buyuklerimden yazar mehmed rauf olmak uzere o döneme ait bir cok onemli kisiler var ibb mezarlıklar mudurlugune baglı kendılerıne mezarlıgın vazıyetını anlatmama ragmen hıc bır duzenlemede bulunulmuyor maalesef
Bir Maçka'lı olarak gerçekten çok üzülüyorum. O nezarlıkta daha önce Süleyman isimli bir kişi yaşardı. Sonradan öldüğünü duyduk. Ne yazık ki bugun nezarlığın hali içler acısı...
Yorum Gönder